Murat Sabuncu Atlatma Haber’de!
Kimi Atlatma Haber’ler sancılı bir.
Search
Kimi Atlatma Haber’ler sancılı bir.
11 Temmuz 1992'de Zonguldak'ta doğdu..
Her gazetecinin en büyük rüyası.
Bu ay Çiğdem Toker bir mahkeme kararı nedeniyle gündeme geldi. Mahkeme kararından ziyade, mahkemeye veren tarafın Toker’i zehirli bir dille hedef alması, kendisine gazeteci müsveddesi diye hitap etmesi nedeniyle gündem oldu.
Başta gazetecilik örgütleri olmak üzere, meslekdaşları ve sevenleri bu zehirli dili kınadılar.
Murat Sevinç, Çiğdem Toker’e hitaben Diken’de yazdığı yazıda bakın ne dedi:
“Bu memlekette gazetecilik denildiğinde düşünebildiğim birkaç isimden biri, doğrusu, en çok yararlandığım isimsiniz. Gazetecilik kamusal bir faaliyetse, asli amacı kamu yararıysa, halkı ‘doğru bilgilendirmek’ söz konusu kamu yararını gerçekleştirmeyi hedefliyorsa, ki öyle, siz bu mesleğin yüz aklarındansınız. Çiğdem Toker ismi benim için, hukuk bilgisi ve özenli gazeteciliğin mükemmel birlikteliği ve dürüstlük anlamına geliyor. Yalnızca benim için değil, kamuculuğa ve haber alma hakkına önem veren geniş yurttaş kesimleri için de, tabii.”
Toker çok sayıda atlatma habere imza atmış bir gazeteci. Atlatma Haber podcast serisine de konuk olan Toker dikkati, özeni ve sabrı sayesinde meslektaşlarına pek çok haber atlattı.
Bunlardan en önemlilerinden biri de örtülü ödeneğin Suriye iç savaşının yoğunlaştığı dönemde çok ciddi şekilde artış göstermesini ortaya çıkarmasıydı.
Kendisinden dinleyelim:
“2001 krizinin ardından, bir krizden çıkış programı hazırlandı, bir çok yasa aynı anda yürürlüğe girdi.
İMF programı uygulandı; çok ağır bir programdı. Krizden çıkış programının ardından şöyle bir şey başladı, dijitalleşme ile de beraber; ekonomi yönetimi, Maliye Bakanlığı (Hazine Müsteşarlığı idi o zaman) Merkez Bankası, bütün verileri artık dijital ortamda açık bir şekilde raporlamaya ve yayınlamaya başladılar.
İstatistikler de buna dahil.
Şimdi aslında bu derya deniz bir saha. Şöyle düşünüyorum ben; fazla ışık kör edicidir ya, bu fazla bilginin de aslında kör edici bir tarafı var ama bir noktaya, bir konuya odaklandığınız zaman oralardan çok çok önemli haberler çıkarmak mümkün.
Ne demek istiyorum; örtülü ödenek dediğimiz şey gizli hizmet gideri olarak tariflenir Muhasebat Genel Müdürlüğünde.
Bütün harcamalar aslında her ay düzenli olarak yayımlanıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı her ay düzenli olarak çok uzun bir zamandır; yirmi yıla yakın bir süredir harcamalarını yayınlıyor. Ama o nedir o küçücük küçücük karakterlerle excel tablolarında hakikaten odaklanmak gerekiyor. Yani gözlerinizi belki kısarak bir ekrana tek tek bakmak gerekiyor.
2011 sonu 2012’ydi sanıyorum. Ben gizli hizmet giderlerinde, kaleminde çok büyük bir artış gördüm. Böyle on- on iki katlık bir artış sanıyorum. Bu dikkatimi çok çekti. Böyle gelen bir eğri var. Örtülü ödenek ya da gizli hizmet gideri yasada tanımlandığı adıyla sorgulanabilir olan bir kalem değil maalesef. Maalesef diyorum çünkü aslında bunun da şeffaf olması lazım… bir çok ülkede öyle. Ama yasayla kapatılmış o harcamaların nereye gittiğini siz sorgulayamıyorsunuz.
Ama o harcamaların bir anda çok hızlı bir şekilde, geometrik bir şekilde artış göstermesinin dikkat çekici bir tarafı var. Sorsanız size bunu söylemezler ne olduğunu ama bunu yazdım ve çok tartışılan bir habere dönüştü.”